Yapım Ekleri ve Uygulaması
|
Fiilden
İsim Yapma Ekleri
Sıfat Fiil Ekleri
Fiilden Fiil Yapma Ekleri
Zarf Fiil Ekleri
Fiil kök ve gövdelerinden, isimler yapmakta kullanılan eklerdir.
Bu eklerin sayıca çok ve işlek olması, Türkçenin fiilden
isim yapmaya elverişli bir dil olduğunun da göstergesidir.
1.
-gan, -gen; -kan, -ken
Alışkanlık, özellik, aşırılık anlamı katar: atıl-gan, alış-kan, kay-gan, sıkıl-gan, sürün-gen; çalış-kan,
somurt-kan, yalıt-kan, değiş-ken, üret-ken gibi.
2.
-gı, -gi, -gu, -gü; -kı, -ki, -ku, -kü
Kullanım alanı çok geniş olan eklerden biridir. Fiilin gösterdiği
hareketle ilgili türlü nesneleri, kavramları karşılar. Alet
isimleri de yapar: al-gı,
çal-gı, sar-gı, say-gı, bil-gi, der-gi, ez-gi, ser-gi, ver-gi,
kur-gu, sor-gu, vur-gu, gör-gü, ör-gü, sür-gü; at-kı, bas-kı,
biç-ki, bit-ki, seç-ki, iliş-ki, kes-ki, tut-ku, düş-kü, küs-kü
vb.
3.
-gın, -gin, -gun, -gün; -kın, -kin, -kun, -kün
Aşırılık anlamı taşıyan ve genellikle sıfat gibi kullanılan
isimler türetir: az-gın,
dal-gın, bez-gin, bil-gin, boz-gun, ol-gun, yor-gun, üz-gün;
yat-kın, bit-kin, et-kin, geç-kin, piş-kin, seç-kin, tut-kun,
küs-kün gibi.
4.
-ı, -i, -u, -ü
Olan, yapan veya yapılanı karşılayan isimler türeten işlek
bir ektir: an-ı, başar-ı,
bat-ı, çarp-ı, kaz-ı, say-ı, sık-ı, yaz-ı, beğen-i,
bildir-i, diz-i, gez-i,
doğ-u, dol-u, kork-u, pus-u, sor-u, sun-u, öl-ü, ört-ü
gibi.
5.
-ıcı, -ici, -ucu, -ücü
Meslek ya da özellik bildiren isimler yapar: ak-ıcı, al-ıcı, bak-ıcı, kurtar-ıcı, yaz-ıcı, çek-ici, gez-ici,
tüket-ici, üret-ici, ver-ici, boğ-ucu, oku-y-ucu, soğut-ucu,
tut-ucu, güldür-ücü, sür-ücü gibi.
6.
-ış, -iş, -uş, -üş
Sayılı birkaç fiil dışında bütün fiil köklerine ve gövdelerine
gelebilen işlek eklerden biridir. Kalıcı isimler de yapar: al-ış, anla-y-ış, bak-ış, davran-ış, sat-ış, yağ-ış, yaratıl-ış,
gir-iş, söyle-y-iş, ver-iş, doğ-uş, duy-uş, sun-uş, gör-üş.
6.
-k
Fiil kök ve gövdelerinden genellikle sıfat görevinde kullanılan
kelimeler türeten işlek eklerden biridir: aç-ı-k,
birleş-i-k, boz-u-k, del-i-k, dile-k,
don-u-k, ez-i-k, göç-ü-k, iste-k, kes-i-k, kır-ı-k, sök-ü-k,
tara-k, uyuş-u-k, yan-ı-k, yerleş-i-k. vb.
7.
-m
Kalıcı isimler yapan işlek eklerdendir: al-ı-m, bak-ı-m, bas-ı-m, bil-i-m, çek-i-m, çiz-i-m, doğ-u-m, eğit-i-m,
ek-i-m, geç-i-m, giy-i-m, iç-i-m, öl-ü-m, sar-ı-m, sat-ı-m, seç-i-m, sun-u-m, tak-ı-m, tanı-m, tad-ı-m,
tüket-i-m, uçur-u-m, üret-i-m, ver-i-m, yud-u-m vb.
8.
-ma, -me
Bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilir. Asıl görevi, iş
isimleri yapmaktır: oku-ma,
sula-ma, soruştur-ma, bekle-me, git-me, gez-me, görüş-me.
As-ma,
ayaklan-ma, bas-ma, danış-ma, doku-ma, dol-ma, dondur-ma,
kavur-ma, tamla-ma, tonla-ma, yak-ma, yaz-ma, yokla-ma, besle-me,
böl-me, bütünle-me, dik-me, iç-me, sür-me örneklerindeki
gibi kalıcı isimler de yapar.
9.
-mak, -mek
Türkçedeki bütün fiil kökleri ve gövdelerine gelir. Asıl görevi,
fiil isimleri yapmaktır: aç-mak,
ağla-mak, kaz-mak, ofla-mak, utan-mak, yalvar-mak, bil-mek,
derle-mek, gül-mek vb.
Ayrıca çak-mak, kay-mak,
tok-mak, ek-mek, il-mek, ye-mek örneklerinde olduğu gibi az
sayıda kalıcı isimler de yapar.
10.
-tı, -ti, -tu, -tü
Genellikle yansıma tabanlarından ve dönüşlü çatı kuran
eklerden sonra gelerek isimler türetir: cayır-tı,
cızır-tı, çatır-tı, gıcır-tı, homur-tu, gümbür-tü, kütür-tü;
alın-tı, bunal-tı, çarpın-tı, çıkın-tı, kabar-tı,
karar-tı, kaşın-tı, kızar-tı, sığın-tı, sıkın-tı,
uzan-tı, belir-ti, öden-ti, tiksin-ti, ürper-ti, doğrul-tu, görün-tü,
vb. Fiile gelen örneklerde bu eki -ntı,
-nti, -ntu, -ntü olarak da düşünebiliriz.
Yukarıda sıralanan fiilden isim yapma ekleri, diğerlerine göre
örnekleri çok olan işlek eklerdir. Bunların dışında sınırlı
sayıda örnekte rastlanan ve diğerlerine göre daha az işlek
olan fiilden isim yapma ekleri de vardır. Bunlar, aşağıda
alfabetik düzende sıralanmıştır:
-a,
-e : doğ-a, sap-a, oy-a, yar-a, diz-e, geç-e, gel-e, sür-e...
-ağan,
-eğen : dur-ağan,
ol-ağan, yat-ağan, gez-eğen...
-ak, -ek : barın-ak,
bat-ak, bıç-ak, dur-ak, kaç-ak, kay-ak, kon-ak, sap-ak, tut-ak, yat-ak, dön-ek, sür-ek, ürk-ek...
-alak,
-elek : as-alak, yat-alak, çök-elek.
-amak,
-emek : bas-amak, kaç-amak, tut-amak...
-anak, -enek: ol-anak,
tut-anak, gel-enek, gör-enek, kes-enek, seç-enek.
-ca,
-ce: sakın-ca,
dinlen-ce, düşün-ce, eğlen-ce, güven-ce, söylen-ce...
-ç:
gülün-ç, iğren-ç, inan-ç, kılın-ç, kıskan-ç,
korkun-ç, sevin-ç, usan-ç. Eskiden sadece –n-’li
çatılara gelen bu ek günümüzde ünlüyle biten fiillere de
getirilmektedir: bağla-ç,
imle-ç, tümle-ç.
-aç,
-eç: kaldır-aç, sark-aç, say-aç, büyüt-eç, gül-eç, sür-eç...
-dı,
-di, -du, -dü; -tı, -ti, -tu, -tü: imambayıl-dı, hünkarbeğen-di,
şıpsev-di, gecekon-du, ayakbas-tı, külbas-tı, piş-ti,
eltieltiyeküs-tü...
-ga, -ge: dal-ga,
yon-ga, bil-ge, böl-ge, diz-ge, göster-ge, sömür-ge, süpür-ge,
öner-ge...
-gaç, -geç; -kaç, -keç: solun-gaç,
utan-gaç, il-geç, süz-geç, üşen-geç, yüz-geç, kıs-kaç...
-gıç,
-giç, -guç, -güç:
başlan-gıç, dal-gıç,
bil-giç, sor-guç...
-maca, -mece : at-ma-ca,
bul-ma-ca, koş-ma-ca, bil-me-ce, çek-me-ce, düz-me-ce, kes-me-ce,
seç-me-ce...
-maç, -meç:
al-maç, bula-maç, çığırt-maç, kar-maç, kurut-maç,
sık-maç, yak-maç,yanılt-maç, yırt-maç, böl-meç,
de-meç...
-man, -men: az-man,
danış-man, okut-man, öğret-men, say-man,
seç-men, yaz-man, yönet-men...
-mık,
-mik, -muk, -mük: kıy-mık, il-mik, kus-muk, soy-muk...
-n:
ak-ı-n, bas-ı-n, diz-i-n, gel-i-n, say-ı-n, tüt-ü-n,
yay-ı-n, yığ-ı-n...
-t : an-ı-t,
bin-i-t, dik-i-t, geç-i-t, kes-i-t, öğ-ü-t, um-u-t, kon-u-t,
taşı-t, yak-ı-t, yap-ı-t, yaz-ı-t...
Buram, tutam, çatal,
dolanbaç>dolambaç,
saklanbaç>saklambaç,
göçeri, uçarı, ışıl,
kaypak, sürünceme, tutsak,
yağmur, yayvan kelimelerinde koyu yazılan
ekler ise (neredeyse) bu örneklerle sınırlıdır.
Sıfat-fiiller, fiillerden yapılan geçici sıfatlardır. Fiil köklerine
ve gövdelerine getirilen eklerle yapılırlar. Şekil bakımından
fiilin özel biçimleri, işlev yönüyle de isim karakterindeki
kelimelerdir. Fiillerin geçici hareket isimlerini oluştururlar.
Sıfat-fiiller, bir ismin sıfatı olabilirler, çokluk, iyelik ve
hâl eklerini alarak edatlara da bağlanabilirler. Sıfat-fiiller;
yerine göre yüklem olur, kalıcı isim olur, sıfat gibi kullanılır,
isim gibi çekimlenirler. Bir fiil şekli olan sıfat-fiiller,
zaman ve hareket de bildirirler. Sıfat-fiil ekleri, fiillerden çoğunlukla
sıfat görevinde kullanılan geçici isimler yapar. Bazı örneklerde
kalıcı isimler yaptığı için bu eklerin fiilden isim yapma
ekleri arasında gösterilmesi yanlıştır. Sıfat-fiil yapan
ekler şunlardır:
-acak,
-ecek:
olma-y-acak (dua), öden-ecek (borç), veril-ecek (söz)...
Kalıcı isimler: çekecek, içecek,
gelecek, yakacak, yiyecek...
-an, -en: Çok işlek olarak geçici isimler yapar: ağla-y-an
(göz), çalış-an (usta), düşün-en (adam), geç-en (yıl),
ver-en (el).
Kalıcı
isimler: bakan, bölen, çağlayan,
düzen, kapan, kıran, tamlanan, tamlayan, yaratan>yaradan.
-ar,
-er:
bak-ar (kör), dön-er (sermaye), koş-ar (adım), tut-ar (el)...
Kalıcı
isimler: tutar, yazar, çizer,
döner, geçer, gider, göçer, keser, yeter...
-ası,
-esi: İşlek
değildir. Dua ve beddualarda rastlanır: adı
bat-ası (düşman), canı çık-ası (sarhoş), eli kırıl-ası
(hırsız), kör ol-ası (şeytan), sağ
ol-ası, yan-ası, yıkıl-ası, öl-esi...
-dık,
-dik, -duk, -dük; -tık, -tik, -tuk, -tük : duyulma-dık
(söz), tanı-dık (adam), görülme-dik (kalabalık), Bu ekin
iyelik ekleriyle kullanımı daha yaygındır:
bildiğim, sevdiğim, okuduğumuz, gördüğünüz,
yaptığı, seçtiğiniz,
yonttuğun, döktüğünüz gibi.
Kalıcı isimler: bildik, tanıdık...
-maz, -mez: çık-maz
(sokak), görün-mez
(kaza), tüken-mez (kalem), utan-maz (adam)...
Kalıcı isimler: çıkmaz,
Korkmaz, Solmaz, Yılmaz, Dönmez, Sönmez gibi.
-mış, -miş, -muş, -müş: kırıl-mış
(cam), veril-miş (ödev), oku-muş (adam), sön-müş (ocak)...
Kalıcı isimler: dolmuş,
ermiş, geçmiş, yemiş...
-r:
bil-i-r (kişi), gör-ü-r (göz)...
Kalıcı isimler: düşünür,
gelir, okur, yatır...
Fiil kök ve gövdelerinden, yeni fiiller türetmek
için kullanılan, sayıca az fakat işlek eklerdir.
1. -l-
Dönüşlülük, edilgenlik ve bilinmezlik ifade eden fiiller
yapar: boğ-u-l-, büz-ü-l-,
üz-ü-l-, yor-u-l-; an-ı-l-, bas-ı-l-, duy-u-l-, gönder-i-l-,
kaz-ı-l-, kıy-ı-l-, öv-ü-l-, sar-ı-l-, sök-ü-l-, ver-i-l-,
yaz-ı-l-, yüz-ü-l- gibi.
Sonu ünlüyle ve l
ünsüzüyle biten fiiller -l-
ekini almazlar.
2. -ma-, -me-
Getirildiği bütün fiil kök ve gövdelerine olumsuzluk anlamı
katar: duy-ma-, kaç-ma-,
sor-ma-, uyu-ma-, yat-ma-, bil-me-, çek-me-, gör-me- vb.
gibi.
3. -n-
Dönüşlülük ifade eden fiiller yapar: bak-ı-n-, çek-i-n-, giy-i-n, yet-i-n-...
Dönüşlülük
ifade eden -n- ile
edilgenlik, bilinmezlik yapan
–n- birbirine karıştırılmamalıdır. Bunlar şekil bakımından
aynı fakat işlev bakımından farklıdır:
Dönüşlülük
Edilgenlik, bilinmezlik
ara-n- (Çok arandı.)
ara-n- (Her yer arandı.)
sil-i-n- (Silinmiş, kurulanmış.)
sil-i-n- (Tahta silindi.)
yıka-n- (Ali yıkandı.)
yıka-n- (Araba yıkandı.)
4.
-r-
Fiillere, yaptırma ve oldurma anlamı katan, geçişsiz fiilleri
geçişli yapan eklerden biridir. Sonu ünlüyle biten fiillere
gelmez. Daha çok, sonu ç,
ğ, p, ş, t, y ünsüzleriyle biten tek heceli fiillere
gelir: aş-ı-r-, bit-i-r-,
doğ-u-r-,
duy-u-r-, geç-i-r-, piş-i-r- vb.
5.
-ş- :
Fiil tabanlarından işteş ve dönüşlü çatıda
fiiller yapar: at-ı-ş-,
bak-ı-ş-, dön-ü-ş-, döv-ü-ş-, gör-ü-ş-, gül-ü-ş-,
kalk-ı-ş-, kok-u-ş-, sev-i-ş-, sık-ı-ş- gibi.
6.
-t-
Ettirgen çatı kuran çok işlek bir ektir: acı-t-, az-ı-t-, benze-t-, boya-t-, düzel-t-, kapa-t-, kuru-t-,
oku-t-, öde-t, sür-t-, uza-t-, ürk-ü-t-,yüksel-t- gibi.
7.
-dır-, -dir-, -dur-, -dür-; -tır-, -tir-, -tur-, -tür-
Çok işlek eklerden biridir. Ettirgen çatılı fiiller yapar. Ünlüyle
biten tek heceli fiillerle ünsüzle biten bütün fiillere
getirilebilir:kay-dır-,
yaz-dır-, yıl-dır-, bil-dir-, de-dir-, giy-dir-, sez-dir-, sin-dir-,
ver-dir-, ye-dir-, don-dur-, gül-dür-, yüz-dür-; aç-tır-,
as-tır-, bık-tır-, tart-tır-, çek-tir-, koş-tur-, öp-tür-,
tüt-tür- vb.
Yukarıdakilere göre az işlek
olan, fiilden fiil yapma eklerinin diğerleri ise örnekleriyle
birlikte şunlardır: -a-, -e- (bul-a-, dol-a-, tık-a-); -ala-, -ele- (dur-ala-, kak-ala-, kov-ala-, şaş-ala-,
ov-ala- eş-ele-, gez-ele-, it-ele-, silk-ele-, tep-ele-);-ar-/-er- (kop-ar-, çık-ar-); -ı-,
-ü- (kaz-ı-,
sür-ü-); -k-
(dol-u-k-, kan-ı-k-; bur-k-, kal-k-, sil-k-); -p- (kır-p-, ser-p-)...
Zarf-fiiller, fiil kökleri ve gövdelerinden yapılan geçici
zarflardır. Cümlede, eylemin yapılış zamanını ve tarzını
belirten zarf görevinde bulunurlar.
Eylemin
yapılış tarzını bildiren bazı zarf-fiil eklerinde tarz görevi
zayıflayıp bağ görevi öne çıktığı için zarf-fiil yerine
bağ-fiil terimi de kullanılmaktadır.
Getirildiği
fiile, yerine göre zaman, tarz ve bağ anlamı (veya görevi)
katan zarf-fiil ekleri şunlardır:
-a, -e :
bat-a çık-a, koş-a koş-a, sor-a sor-a, gül-e gül-e, gül-e
oyna-y-a gibi tekrar gruplarında tarz görevini yerine
getirirken kurallı birleşik fillerde bağ görevindedir: düş-e-
(yaz-), düşün-e- (bil-), gid-e- (dur-), oku-y-a-(bil-) vb.
-alı,
-eli :
Zaman bakımından işin başlangıç sınırını veya işin sürekliliğini
bildirir: Okula başla-y-alı üç yıl oldu. oldu ol-alı, tanıştık tanış-alı, bildim
bil-eli, geldim gel-eli, gittin gid-eli, görme-y-eli (büyümüş)
gibi.
Bu ek, son zamanlarda zayıflayarak gel-eliden
beri, sat-alıdan beri örneklerinde olduğu gibi beri
edatıyla genişleme eğilimindedir.
-arak,
-erek :
Eylemin yapılış tarzını bildirir: anlat-arak
(öğrendi), çalış-arak (kazan), kay-arak (düştü), gül-erek
(cevap verdi), inle-y-erek (öldü).
Yaygın olmamakla birlikte son zamanlarda bazı
ağızlarda –dan, -den;-tan,
-ten ekini aldığı da görülür: basarak-dan,
tut-araktan, diz-erekden,
gül-erekten gibi. Bu söyleyiş biçimleri, yazı
dilinde kullanılmamalıdır.
-dıkça,
-dikçe, -dukça, -dükçe; -tıkça, -tikçe, -tukça, -tükçe:
al-dıkça (aldı), bil-dikçe (sevindi), oku-dukça (okudu), gör-dükçe,
yap-tıkça, iç-tikçe,
tut-tukça, sürt-tükçe vb.
-ı, -i,
-u, -ü:
Tekrar gruplarında tarz;
birleşik fiillerde bağ görevindedir: ağla-y-ı ağla-y-ı,
oyna-y-ı oyna-y-ı, diz-i diz-i, solu-y-u solu-y-u, sür-ü sür-ü;
al-ı- (ver-), gel-i (ver-), sor-u- (ver-), gül-ü- (ver-) vb.
-ınca,
-ince, -unca, -ünce: Zaman gösterir: inan-ınca
(yapar), gel-ince (sorar), sor-unca (öğrendi), gör-ünce (koşup
geldi) vb.
-ıp,
-ip, -up, -üp: Bu ekin bağ görevi daha kuvvetlidir: al-ıp (götürdü), çal-ıp (oynadı), sevin-ip (gitti), oku-y-up
(adam oldu), sor-up (öğrendi), gül-üp (geçti).
-ken :
i- fiiline getirilen zarf-fiil ekidir. Kullanımda i-
fiilinin i’si düşer ve ek, ünlü uyumlarına uymaz: satar i-ken > satar-ken (düşünmez); dinlenmiş-ken, gülecek-ken,
yazacak-ken vb.
-madan, -meden
: Olumsuzluk ifade eden tek zarf-fiil ekidir. Olumsuzluk anlamıyla
birlikte çıkma kavramı da katar: bil-meden
(almış), çalış-madan (olmaz), gör-meden (karar veremem)...
Yukarıda sıralanan ekler ve bu eklere verilen örnekler, Türkçenin
sondan eklemeli bir dil olarak yeni kelimeler türetmeye ne kadar
elverişli olduğunu göstermektedir. Türkçede eklerin kelime türetme
imkânı hakkında fikir vermesi açısından şu anekdot da
dikkat çekicidir: “Türkçenin
büyük hayranlarından olan ve otuz iki dil bilen J.
Vandewalle 1991 yılında Ankara Üniversitesi Türkçe Öğretim
Merkezini ziyaret etmiş ve bilgisayar programlarından
yararlanarak bir eyleme yüz bin civarında kavram yüklenebileceğini
göstermiştir.”
Türkçenin yeni kelime türetmede
bu denli imkânları varken, son zamanlarda özellikle batı
dillerinden giren kelimeler için de Türkçenin yapısına ve
kurallarına uygun biçimde türetilerek kullanılması teklif
edilen Türkçe kelimelerin yerine (bazen değişik amaçlar ve
anlayışlarla) ısrarla yabancı kelime kullanmak dilimiz açısından
son derece yanlıştır.
|