Türkçede İsim ve Fiil Çekimleri
|
Fiil çekimi, fiil kökü veya gövdelerine dilde işleklik kazandırma
sebebiyle belli bir düzen içinde kip ve kişi eklerinin
getirilmesidir. İsimlerden farklı olarak fiiller, dilde her
zaman çekimli hâlde bulunur.Bir fiil, basit ve birleşik
kiplerde olumlu, olumsuz, olumlu soru ve olumsuz
soru olmak üzere dört şekilde çekimlenebilir:
Oku
– du – m
(Olumlu)
Oku – du – m
mu?
(Olumlu soru)
Oku – ma – dı – m
(Olumsuz)
Oku – ma – dı – m
mı? (Olumsuz
soru)
Bugün Türkiye Türkçesinde fiil çekiminde
şimdiki zaman eki -yor
dışında biçim, zaman, soru ve kişi ekleri ünlü ve ünsüz
uyumlarına uyar. Fiillerin olumsuz çekimlerinde kullanılan -ma,
-me eki, fiile olumsuz
anlam katan, fiilden fiil yapma ekidir. Fiil çekimlerinin
soru şekli mı, mi, mu, mü ekiyle yapılır ve ayrı yazılır: geldi mi?, gidiyor muyuz? gibi.
Fillerin basit zamanlı ve birleşik zamanlı
olmak üzere iki türlü çekimi vardır:
Basit
Çekim
Bildirme
Kipleri
Tasarlama Kipleri
EK
Fiil
Basit çekim, fiil kökü veya gövdesinin biçim
veya zaman eki alarak kişi ekine bağlanmasıyla yapılan çekimdir:
Fiil kökü veya gövdesi + biçim veya zaman
eki + kişi eki
Çalış
tı
k
Fiillerin basit çekimleri, bildirme kipleri ve
tasarlama kipleri olmak üzere iki grupta yapılır:
Bildirme kipleri, eylemin zamanını bildiren
zaman eklerine kişi eklerinin getirilmesiyle yapılır. Fiillerin
zaman bildiren bütün çekimleri, biçim bakımından bildirme
kipleri başlığı altında toplanır.
GÖRÜLEN
(-Dİ’Lİ) GEÇMİŞ ZAMAN
Fiil kökü veya gövdelerine, eylemin geçmiş zamanda kesin
olarak yapıldığını bildiren -dı
-di, -du, -dü; -tı, -ti, tu, -tü kip ekinin getirilmesiyle
yapılır. Bu kip, eylemin anlatanın kesin bilgisi dahilinde, önceden
yapıldığını ve bittiğini bildirir:
Sınava
iyi hazırlanmadı.
(Ben biliyorum, gördüm.)
Bilgi
şöleni, saat 15.00’te bitti.
(Ben oradaydım.)
Türkler
İstanbul’u 29 Mayıs 1453’te fethetti.
(Ben orada değildim, görmedim ama bu olay belgeyle sabittir.)
18
Ocak 1964’te doğdum. (Ben
olaya şahit değilim ama hastane raporları, nüfus kayıtları
gibi belgeler bunu doğruluyor. Bu yüzden “1960’ta Adana’da
doğmuşum.” gibi
ifadeler yanlıştır. Doğum, rivayet değil gerçektir.)
Görülen geçmiş zamanın kişilere göre, olumlu çekimi şöyledir:
(ben) oku du m
(biz)
oku du k
(sen) oku du n
(siz)
oku du nuz
(o)
oku du
(onlar) oku du
lar
ÖĞRENİLEN
(-MİŞ’Lİ) GEÇMİŞ ZAMAN
Fiil kökü veya gövdelerine, eylemin anlatılan, öğrenilen,
belirsiz geçmiş zamanda yapıldığını bildiren -mış
-miş,-muş, -müş kip ekinin getirilmesiyle yapılır. Bu
zamanda olay, konuşanın gözü önünde, bilgisi dahilinde olmamıştır.
Konuşan, başkasından duyduğunu, öğrendiğini anlatmaktadır.
Görülen geçmiş zamanda eylemin tamamlanmasıyla ilgili olarak
söyleyen tarafından bildirilen bir kesinlik varken öğrenilen
geçmiş zamanda bu kesinlik olmadığı gibi kullanım biçimine
ve vurguya göre farklı anlamlar da ortaya çıkabilir:
Dilek,
dün Ankara’ya gitmiş.(Haberim
yok, başkasından öğrendim.)
Yorgunluktan
bir ara sızmışım. (Farkında
değilim.)
Bak bak!
Kirazlar çiçek açmış.
(şaşma, şaşırma)
Osman’a
sorarsan, en çok o çalışmış!
(şüphe veya alay)
Masallar, genellikle bu kiple anlatılır: ...Altı ay, bir güz gitmiş.
Öğrenilen geçmiş zamanın kişilere göre, olumlu çekimi şöyledir:
(ben) uyu muş
um
(biz)
uyu muş uz
(sen) uyu muş
sun
(siz)
uyu muş sunuz
(o)
uyu muş
(onlar) uyu muş
lar
ŞİMDİKİ
ZAMAN
Eylemin belirttiği iş veya oluşun, sözün söylendiği anda, şimdi
gerçekleştiğini bildiren -yor;
-makta, -mekte; -mada, -mede ekleriyle yapılır.
-yor
eki
ünlü uyumlarına uymaz ve ünlüyle biten fiillerin son ünlüsü,
bu ekteki y sesinin etkisiyle daralır:
bekle-yor >bekliyor, sor-ma-yor > sormuyor.
Cümlede zaman anlamı taşıyan kelimelerin bulunması veya sözün
vurgulu, ezgili söylenmesi hâlinde -yor
ekiyle çekimlenen şimdiki zamanlı fiil, şimdiki zaman dışında
başka kipleri de ifade edebilir:
Gelecek
yıl İngiltere’ye
gidiyorum. (Gelecek zaman bildiriyor.)
On
altı yıldır öğretmenlik yapıyorum.(Geniş
zaman bildiriyor.)
Bizim
takım, her yıl şampiyon
oluyor. (Geniş zaman bildiriyor.)
Atatürk,
19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkıyor. (Görülen geçmiş zaman yerine)
Bu anahtarla kapıyı açıyorsun,
masanın üzerinden kitabımı getiriyorsun.(Emir
kipi. Kapıyı aç, kitabımı getir.)
-makta,
-mekte
ekiyle yapılan şimdiki zamanın kullanım alanı yukarıdakine
göre biraz daha dardır. Konuşma dilinde daha seyrek kullanılırken
yazı dilinde, özellikle yazılı basın dilinde, sıkça kullanılmaktadır.
Bu ek, şimdiki zamanın anlam ayrıntısını da gösterir.
Eylemin kesin olarak başladığını ve şu anda devam ettiğini
bildirir. -makta, -mekte
ekiyle yapılan şimdiki zaman için, bu özelliği sebebiyle uzun
süren şimdiki zaman terimi de kullanılır.
Meselâ, “Yarım saat
sonra geliyorum.” cümlesinde yarım
saat sonra ifadesinden dolayı eylemin henüz başlamadığı,
işin gelecekte yapılacağı anlaşılır. Bu cümlede eylem henüz
başlamadığı için gel-
fiili, eylemin kesin olarak başladığını bildiren gelmekteyim biçiminde çekimlenmez.
-mada,
-mede
ekiyle yapılan şimdiki zaman çekimi ise -şimdilik- sınırlıdır.
Şimdiki zamanın kişilere göre olumlu çekimi şöyledir:
bil i yor
um
sor makta y ım
gez mede y im
bil i yor
sun
sor makta sın
gez mede sin
bil i yor
sor makta (dır)
gez mede (dir)
bil i yor
uz
sor makta y ız
gez mede y iz
bil i yor
sunuz
sor makta sınız
gez mede siniz
bil i
yor lar
sor makta lar
gez mede ler
(dirler)
GELECEK
ZAMAN
Eylemde
bildirilen işin gelecekte yapılacağını bildiren -acak,
-ecek ekiyle yapılır.
Teklik
ve çokluk birinci kişilerde, ekteki k
ünsüzü iki ünlü arasında yumuşayarak ğ olur: çalış-acak-ı-m
> çalış-acağ-ı-m,
çalış-acak-ı-z >
çalış-acağ-ı-z;
bil-ecek-i-m > bil-eceğ-i-m,
bil-ecek-i-z > bil-eceğ-i-z.
Ünlüyle
biten fiil kökleri ve gövdelerinden sonra gelecek zaman eki
gelirse araya -y-
koruyucu ünsüzü girer:
dinle-y-ecek-siniz,
yorulma-y-acak-sın.
Gelecek
zamanın kişilere göre olumlu çekimi bugün şöyledir:
(ben) öğren eceğ
im
(biz)
öğren eceğ iz
(sen) öğren ecek
sin
(siz)
öğren ecek
siniz
(o) öğren
ecek
(onlar) öğren
ecek ler.
Gelecek
zamanda çekimlenen fiil, kullanıldığı cümleye gereklilik
veya emir anlamı da katabilir:
− Biraz önce sizi bir öğrenci aradı.
− Doğan
olacak. (= olsa gerek, olmalı .Gereklilik )
Sadece derste anlatılanlarla yetinmeyeceksin.(= yetinme. Emir )
Elini çekecek misin
çekmeyecek misin? (= Elini çek. Emir)
GENİŞ
ZAMAN
Eylemin
yapıldığı veya yapılacağı zamanı kesin olarak belirtmeyen,
bütün zamanları kapsayan bir süreklilik, genişlik bildiren -r
(-ºr); -ar, -er ekiyle
çekimlenen zamandır.
Geniş
zaman çekiminde ünlüyle biten fiil kökleri veya gövdelerinden
sonra ve birden fazla heceli tabanlara -r
(-ºr) eki getirilir. Tek
heceli fiil kökleri ve gövdelerine (al-,
bil-, öl-,... gibi sınırlı sayıda fiiller dışında) -ar, -er eki getirilir.
Olumsuz
çekim geniş zamanda biraz farklıdır. Geniş zamanın kişilere
göre olumlu ve
olumsuz çekimi bugün şöyledir:
(ben)
anla r ım
unut ma m
(sen)
anla r sın
unut maz
sın
(o)
anla r
unut maz
(biz)
anla r ız
unut ma y ız
(siz)
anla r sınız,
unut maz sınız
(onlar)
anla
r lar
unut maz
lar
Geniş
zaman, eylemin gelecek zamandan sonra yapılacağını bildiren
bir zaman değildir. Geniş zaman, geçmiş zamanla şimdiki zamanı
içine alan bir zamanı ve gelecek zamanı, yani her zamanı
bildirir. Bu yüzden, eylemin ne zaman yapıldığı veya yapılacağı
kesin olarak belli değildir. Bu özelliği sebebiyle geniş
zaman, her zaman geçerli olan durumların, (geçmişte böyleydi,
şimdi böyle, gelecekte de böyle olacak) bilimsel gerçeklerin
ifadesinde daha çok kullanılır:
Okullar, güzün açılır,
yazın kapanır. Kuşlar
uçar. Balıklar yüzer. Canlılar doğar, büyür
ve ölür. Dünya,
güneşin etrafında döner.
Normal şartlarda su yüz derecede
kaynar.
Kantinde belki bir tanıdığa rastlarım. ( tahmin, umma)
Dağ, dağa kavuşmaz;
insan, insana kavuşur. (ihtimal)
Bu havada domatesler üç günde çürür.(kesinlik)
Bir kitaptan kaç lira kazanılır
ki? (çok az kazanılır, anlamında)
Rica ederim. Arz
ederim. Özür dilerim.
Affedersiniz. (her zaman geçerliği
olan durumlarda)
Defterinize bakabilir
miyim? (rica)
Lütfen, kapıyı kapatır
mısınız? (emir)
Sana bir dosya verecekler, alır gelirsin. (emir)
Bir bardak çay olsun içmez
misiniz? (teklifte ısrar)
Eylemin
herhangi bir zamanda değil; dilek-şart, gereklilik, istek veya
emir biçiminde bir tasarlamayla gerçekleştiğini bildirir.
Tasarlama kipleri fiil kökü veya gövdesine dilek-şart,
gereklilik, istek ve emir anlamı katan biçim eklerinin
getirilmesiyle kurulur.
DİLEK-ŞART
KİPİ
Eylemin
dilek veya şart biçiminde tasarlandığını göstermek üzere
fiil kökü veya gövdelerine -sa,
-se biçim eki getirilerek yapılır. Bütün fiil çekimleri bağımsız
cümle yapabildiği hâlde bu kip dilek-şart işleviyle yargı taşımayan
bağlı cümle yapar. Esasında dilek anlamı taşıyan biçimlerinde
de eksiltili bir kullanımla birlikte şart işlevi vardır:
İnsanlar el ele tutuşsa,
hayat bayram olsa
(ne kadar güzel olur.) (Dilek)
Param olsa araba
alırım. (Araba alma, para şartına bağlıdır.) (Şart)
Dilek-şart
kipinin kişilere göre olumlu çekimi bugün şöyledir:
| (ben) |
öğren
se m
|
(biz)
|
öğren se k |
| (sen) |
öğren
se n
|
(siz)
|
öğren se niz |
| (o) |
öğren
se
|
(onlar) |
öğren se ler |
GEREKLİLİK
KİPİ
Eylemin
yapılması gerektiğini gösteren -malı,
-meli ekinin fiil kökü veya gövdelerine getirilmesiyle
kurulan tasarlama biçimidir.
Kişilere
göre olumlu çekimi şöyledir:
| (ben)
|
çalış
malı y ım |
(biz) |
çalış malı y ız
|
| (sen) |
çalış
malı sın |
(siz)
|
çalış malı sınız |
| (o) |
çalış
malı
|
(onlar)
|
çalış malı lar |
Ayrıca,
çalışmam gerek, çalışman
gerek, çalışması gerek, çalışmamız gerek, çalışmanız
gerek, çalışmaları gerek; öğrenmem lâzım, öğrenmen lâzım,
öğrenmesi lâzım, öğrenmemiz lâzım, öğrenmeniz lâzım,
öğrenmeleri lâzım; bilsem gerek, bilsen gerek, bilse gerek,
bilsek gerek, bilseniz gerek, bilseler gerek; bulmak gerek
gibi kullanımlar da gereklilik anlamını verir.
Yarım saat içinde dönmelisin.
(= dön. Emir, zorunluluk.)
İSTEK
KİPİ
Tasarlanan
eylemin istendiğini gösteren -a,
-e, ekinin fiil kökü veya gövdelerine getirilmesiyle yapılır.
Ünlüyle biten fiillerde araya -y- koruyucu ünsüzü girer:
sor-a-sın, bil-e-siniz; oku-y-a-lar vb.
Aşkın
şarabından içem,
Mecnûn olup dağa düşem,
Sensin dün ü gün endişem, bana seni
gerek seni
(Yunus Emre)
Dağlar
dağlar kurban olam yol
ver geçem
Sevdiğimi
son bir olsun yakından görem
(Barış Manço)
Örneklerinde
olduğu gibi esasen istek kipinin kişilere göre olumlu çekimi, geç-e-m, geç-e-sin, geç-e, geç-e-k, geç-e-siniz, geç-e-ler biçimindedir.
Günümüzde bazı ağızlarda bu biçim korunmakla birlikte yazı
dilinde, birinci kişilerde istek çekimine emir kipi karışmıştır.
Bugün
istek kipinin olumlu çekimi şöyledir:
| (ben) |
geç
eyim
|
(biz)
|
geç elim |
| (sen) |
geç
e sin |
(siz) |
geç e siniz,
|
| (o) |
geç
e
|
(onlar)
|
geç e ler.
|
EMİR
KİPİ
Diğer
kiplerden farklı olarak özel bir kip eki kullanılmadan eylemi,
emir biçiminde göstermeye yarayan ve her kişi için ayrı ayrı
olan (aynı zamanda kişiyi de ifade eden) üçüncü grup kişi
ekleriyle çekimlenen tasarlama kipidir. Emir kipinde, eski dönemlerde
(teklik 2. kişi için) söze güç katan -gıl,
gil eki de kullanılmıştır.
“Kişi,
kendi kendine emretmez. Bu nedenle emir kipinde birinci kişilerin
çekimi yoktur.” biçimindeki açıklama yanlıştır. Çünkü
Eski Türkçe döneminden beri birinci kişiler için de emir işlevini
yerine getiren ekler kullanılmıştır.
Emir
kipinin kişilere göre olumlu çekimi bugün şöyledir:
| (ben) |
bil
eyim
|
(biz)
|
bil elim
|
| (sen) |
bil
|
(siz)
|
bil in / bil
iniz
|
| (o) |
bil sin
|
(onlar)
|
bil sinler
|
Ek-fiilin eski biçimi
er-’dir. Zamanla
r sesi
düşmüş ve
e sesi de i’ye dönüşmüştür.
Bütün isim ve fiil biçimlerinden sonra gelerek bunlardan birleşik
fiiller oluşturduğu için yardımcı
fiil; isimlerden sonra gelerek onları fiilleştirdiği için de isim fiili denen
ek-fiilin belli bir anlamı yoktur. Ek-fiilin, biri isimleri
fiilleştirmek diğeri birleşik zamanlı fiiller yapmak üzere
iki görevi vardır.
Ek-fiil, normal fiillerden
farklı olarak kip eklerinden sadece görülen geçmiş zaman (-di), öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ve şart kipinin (-sa) eklerini
alır. Bunlara birleştiği isimle her kişi için ayrı ekle
ortaya çıkan şimdiki (veya geniş) zaman da dahil edilince, dört
çeşit çekim ortaya çıkar:
Bildirme ekleri denen ve birleştikleri ismin şimdiki (veya geniş)
zamanda fiil hâlinde ortaya çıktığını bildiren kişi
ekleriyle yapılır. Bu çekimde ek-fiilin şimdiki (veya geniş)
zaman eki düşmüş geriye kalan kişi ekleri bu zaman kavramını
da üstlenmiştir. Bildirmenin birinci ve ikinci kişi ekleri, er- fiilinin geniş zamanın ekleşmesinden; üçüncü kişileri
ise tur-
> dur- fiilinden
ortaya çıkmıştır. Ek-fiilin olumsuz biçimleri değil
olumsuzluk edatıyla yapılır:
|
Eki |
Olumlu |
Olumsuz |
| T.1.k.(ben) |
-˚m |
öğretmen
im |
öğretmen değil
im |
| T.2.k.(sen) |
-s˚n |
öğretmen
sin |
öğretmen
değil sin |
| T.3.k.(o) |
-d˚r;
-t˚r |
öğretmen
dir |
öğretmen
değil dir |
| Ç.1.k.(biz) |
-˚z |
öğretmen
iz |
öğretmen
değil iz |
| Ç.2.k.(siz) |
-s˚n˚z |
öğretmen siniz |
öğretmen değil
siniz |
| Ç.3.k.(onlar) |
-d˚rl.r,-t˚rl.r |
öğretmen
dirler |
öğretmen değil
dirler |
Benim
öğretmenim ve ben
öğretmenim ifadelerindeki biçim benzerliğine dikkat edilmelidir.
Birincisinde vurguyu üzerine çeken -im
ekleriyle iyelik grubu kurulmuştur. İkincisinde ise vurgusuz bir
ek vardır ve ismi yüklem yapmıştır.
(Benim
kelimesindeki –im,
ilgi hâlinin ben
zamirine gelince aldığı şekildir.)
Ek-fiile diğer fiillerden farksız olarak görülen geçmiş zaman
eki getirilir. Çekim sırasında i
sesi düşer, diğer ekler ünlü ve ünsüz uyumlarına
uyar. Ünlüyle biten isimlerde araya -y- koruyucu ünsüzü
girer: çalışkan
i- di-m > çalışkan-dı-m;
Türk i-di-n > Türk-tü-n;
kısa i-di > kısa-y-dı,
evde i-di-m >
evde-y-di-m.
Olumlu:
| (ben) |
okuldaydım |
(biz) |
okuldaydık |
| (sen) |
okuldaydın |
(siz) |
okuldaydınız |
| (o) |
okuldaydı |
(onlar) |
okuldaydılar
/ okuldalardı. |
Olumsuz çekimde ise isimden sonra getirilen değil edatı çekimlenir:
| (ben) |
tembel değildim |
(biz) |
tembel değildik |
| (sen) |
tembel değildin |
(siz) |
tembel değildiniz |
| (o) |
tembel
değildi |
(onlar) |
tembel
değillerdi |
Olumlu:
| (ben) |
güçlüymüşüm |
(biz) |
güçlüymüşüz |
| (sen) |
güçlüymüşsün |
(siz) |
güçlüymüşsünüz |
| (o) |
güçlüymüş |
(onlar) |
güçlüymüşler
/ güçlülermiş |
Olumsuz:
| (ben) |
genç değilmişim |
(biz) |
genç değilmişiz |
| (sen) |
genç değilmişsin |
(siz) |
genç değilmişsiniz |
| (o) |
genç
değilmiş |
(onlar) |
genç
değilmişler /
değillermiş |
Bu çekim, diğer fiillerde olduğu gibidir:
Olumlu:
| (ben) |
güzelsem |
(biz) |
güzelsek |
| (sen) |
güzelsen |
(siz) |
güzelseniz |
| (o) |
güzelse |
(onlar) |
güzelseler / güzellerse |
Olumsuz:
| (ben) |
umutlu
değilsem |
(biz) |
umutlu
değilsek |
| (sen) |
umutlu
değilsen |
(siz) |
umutlu
değilseniz |
| (o) |
umutlu değilse |
(onlar) |
umutlu değilseler
/ değillerse |
Ek-fiil,
isimle soru biçiminde çekimlenirken soru eki kişi eklerinden önce
gelir: güzel miyim? çalışkan
mıydı? doktor muymuş? Ayhan değil miydi?
Ek-fiilin
isimle birlikte şart kipinde çekiminde soru şekli kullanılmaz.
Ek-fiilin isimle birlikte çekimini
böylece tamamladıktan sonra ek-fiil yardımıyla fiillerin birleşik
çekimlerine geçebiliriz.
|