|
Cümle
bilgisi (söz dizimi, sentaks): Cümleyi oluşturan kelime
veya kelime gruplarının yapısını, bunların cümlede sıralanışlarını,
görevlerini ve cümlenin yapısını inceleyen dil bilgisi dalıdır.Anlatılmak
istenen duygu, düşünce veya olayın sözlü ya da yazılı
olarak dilin kurallarına uygun biçimde ifadesi kolay değildir.
Sağlam cümle kurma yeteneğinin kazanılması, dili kullanma alışkanlığının
geliştirilmesine, bilgi birikimine, çok okumaya ve plânlı bir
eğitime bağlıdır.
Cümleyi
bir gerdanlığa benzetirsek, cümledeki kelime ve kelime grupları
da bu gerdanlığı oluşturan parçalar gibidir. Bir kuyumcu bu
gerdanlığı meydana getiren parçaların her birini nasıl özenle
seçip bunları belli bir ölçü ve düzen içerisinde,
kendisinden de bir şeyler katarak birleştirip bir bütün oluşturuyorsa,eğitim
almış kişiler de sağlam ve düzgün cümleler kurabilmelidir.
Kelimelerin
sözlük anlamlarını bilmek ve eklerin işlevlerini kavramak, düşüncelerin
sağlam cümleler biçiminde ifadesi için yeterli değildir. Cümleyi
oluşturan kelime gruplarını bilmeden, kelimenin söz içinde
kazandığı anlamı kavramadan, asıl ve yardımcı ögeler arasındaki
ilginin nasıl kurulduğunu öğrenmeden sağlam cümleler kurmak
zordur.
Bu bölümde, cümle kuruluşunda yer alan kelime gruplarından
bahsedildikten sonra cümlenin ögeleri ve cümle çeşitleri üzerinde
durulacaktır.
KELİME
GRUPLARI
Kelime
grubu, birden fazla kelimeden oluştuğu hâlde cümledeki görevi
bakımından bir kelimeden farksız olarak yerine göre bir kelime
gibi çekim eki alabilen, yapı ve anlam bakımından bütünlük
taşıyan dil birliğidir: bir içim su, kitap mitap, Kel Ali, pahalı elbise, sen ve ben, sizin için,
sora sora, yükte hafif, Türkçe defteri, yün kazak vb.
Kelime
grubuna belirtme grubu da
denir. Kelime gruplarında genellikle yardımcı öge ve asıl öge
(belirten – belirtilen, tamlayan – tamlanan) olmak üzere iki
unsur bulunur. Yan yana gelen kelimeler birbirlerini tamamlayarak
grubu oluşturur. Birleşik fiiller ve edat grupları dışında
yardımcı unsurlar önce; asıl unsurlar sonra gelir. Konuşma
dilinde ve şiirde bu sıra değişebilir. Türkçede yardımcı
unsurlar asıl unsurlardan önce geldiği için kelime gruplarının
diğer kelimelerle ilgisini kuran çekim eki, sondaki asıl
unsurda bulunur.
İkiden
fazla kelimeli kelime gruplarında iç içe geçmiş, birbirini
tamamlayan başka kelime grupları bulunabilir: camlı
köşkün süslü kapısı isim tamlamasında
hem tamlayan hem de tamlanan unsur sıfat tamlamasından oluşmuştur:
camlı köşk, süslü kapı
.
Kelime
grubunun vurgusu, grubun yapısına ve anlamına göre değişir.
Kelime
gruplarının başlıcaları şunlardır:İsim
Tamlaması
Sıfat Tamlaması
Aitlik Grubu
Tekrar Grubu
Birleşik İsim
Birleşik Fiil
Unvan Grubu
Edat Grubu
Ünlem Grubu
Bağlama Grubu
Sayı Grubu
Fiil Grupları
Kısaltma Grupları
Birden
fazla ismin iyelik, tür, nitelik vb. ilgilerle oluşturduğu
kelime grubudur: Akdeniz akşamları,
benim ödevim, defne yaprağı, gül kokusu, hesap makinesi,
insanlık hâli, masa örtüsü, öğrencilerin sınavı, öğretmenin
kalemi vb. Grubu oluşturan kelimelerden birincisi tamlayan
(belirten), ikincisi
tamlanan (belirtilen)dır. Bu kelime grubunda, tamlayan
ilgi hâli ekini (-ºn, -nºn); tamlanan
ise iyelik ekini (-ı,
-i, -u, -u; -sı, -si, -su, sü) alır. Bu durumda tamlama, belirtili
isim tamlaması olur:
adamın iyisi, dayımın oğlu,
Konya’nın havası, köyün
yolu, öğrencinin sırası
vb.
Belirtili
isim tamlamalarında sıfat, tamlayan veya tamlanandan önce
getirilebilir. Anlam sıfatın yerine göre değişir: eski
masanın örtüsü (eski olan, masadır), masanın eski örtüsü
(eski olan, örtüdür.)
İlgi
eki söylenmezse (veya yazılmazsa) belirtisiz
isim tamlaması olur: Amasya
elması, Ankara yolu, ateş parçası,
belediye başkanı,
Erciyes dağı, gül
kurusu, Marmara denizi, Selçuk
Üniversitesi, söz
varlığı, su testisi gibi.
Belirtisiz
isim tamlamasında tamlayan isim genel ve belirsiz olmasına rağmen
tamlanana bağlılık daha kuvvetlidir. Bu bakımdan sanki iki
isim bir nesnenin adı olmak için birleşik isim oluşturmuşlardır:
çalışma masası, bulaşık makinesi, çay bardağı, dana eti,
duvar saati, hesap makinesi, İngiliz anahtarı, pencere bandı,
yatak örtüsü gibi.
Belirtisiz
isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına başka kelimeler
girmez: bahar tazeliği, çilek
reçeli gibi. Bu sebeple millî
eğitim eski müdürü, Malatya eski valisi, devlet eski bakanı,
makine yüksek mühendisi gibi tamlamalar yanlıştır. Sıfat,
tamlamanın başında yer almalıdır: eski millî eğitim müdürü, eski Malatya valisi, eski devlet bakanı,
yüksek makine mühendisi gibi. Bugün her iki şekil de
kullanılmaktadır. Yanlış kullanımda vurguya dikkat
edilmelidir. Tamlama belirtili olursa araya başka kelimeler
girebilir: motorların
saatlerdir süren sinir bozucu gürültüsü
gibi.
Beşiktaş,
Fenerbahçe, Galatasaray, Kadıköy, Topkapı
gibi örneklerde (galatımeşhur olarak) tamlanan eki atılarak
dil yanlışı yapılmıştır. Son zamanlarda bu yanlışlığın
çeşitli sebeplerle gittikçe yaygınlaştığı görülmektedir:
bayan giyim, çocuk ayakkabı,
kemer patlıcan, yaprak sarma, ciğer tava, tavuk döner, şiş
kebap, Kumru Sokak, Lise durak, gül bahçe, Zafer çarşı gibi
örnekler Türkçenin yapısına uymaz. Bu konuya aydın insanların
özen göstermesi gerekir.
İkiden
fazla isimle kurulan tamlamalara zincirleme
isim tamlaması denir:
çocuk kitapları sergisi, insanların dürüstlüğünün göstergesi,
okulun giriş kapısı, tavşanın suyunun suyu vb. Bu tipteki
tamlamalarda ilgi ekinin ikiden fazla kullanılması anlatım
bozukluğuna yol açar: okulun
bahçesinin kapısının rengi vb.
İsim
tamlaması, esasen her iki ögesi isim olan iyelik grubunun üçüncü
kişisinden başka bir şey değildir:
benim arabam, senin araban, onun arabası, bizim arabamız, sizin
arabanız, onların arabası biçiminde kişilere göre yapılan
iyelik çekiminde birinci ve ikinci kişilerde tamlayan yerine
sadece kişi zamiri (ben, sen; biz, siz) kullanılırken üçüncü
kişilerdeki o zamiri yerine sınırsız isim kullanılabilir. Bu durumda
iyelik gruplarına isim tamlaması denebileceği gibi isim
tamlamalarına da iyelik grubu demek mümkündür.
İyelik grubunu (isim tamlamasını) oluşturan
unsurlardan her biri tek kelime olabileceği gibi (benim öğrencim, sözün özü) isim görevinde kelime grubu da
olabilir. Tamlayan veya tamlananın birden fazla olması da mümkündür: dostluğun, arkadaşlığın güzelliği; okulun lâboratuvarları, sınıfları,
kantini gibi.
Bir
ismin kendisini niteleyen veya belirten bir sıfat unsuruyla oluşturduğu
kelime grubuna sıfat
tamlaması denir. Bu grupta sıfat, tamlayan; isim ise
tamlanan durumundadır. Sıfat olarak kullanılan kelime çekim
eki almaz: büyük şehir,
eski konak, inatçı keçi, karlı dağlar, sıcak çorba, soğuk
su, temiz toplum, üç arkadaş gibi.
Bir
isme birden fazla sıfat bağlanabilir:
akıllı uslu, terbiyeli, iri yapılı, çalışkan bir genç
gibi.
Sıfat
ve zarfların anlamlarını derece, ölçü bakımından belirten
zarfların oluşturduğu kelime grupları da sıfat tamlaması
olur: en güzel (yazı),
daha kullanışlı (makine), çok hızlı (konuşuyor) gibi.
Altın saat, demir
kapı, gümüş yüzük, plâstik kova, yün çorap gibi örneklerin takısız
isim tamlaması değil, sıfat tamlaması olduğu unutulmamalıdır.
Kırmızı kalem, kalın kumaş, ince çizgi, dürüst insan gibi sıfat
tamlamalarında kırmızı, kalın, ince, dürüst kelimeleri nasıl
kendilerinden sonra gelen isimlere ait bir özellik, nitelik
bildiriyorsa yukarıdaki örneklerin de bunlardan farkı yoktur.
Geniş bahçe,
okumuş adam, yakacak odun, yollanacak para gibi sıfat tamlamalarında kelimelerin yeri değiştirilirse
sıfatlar, yüklem yerine geçer ve böylece bir cümle ortaya çıkar:
bahçe geniş (tir), adam okumuş, odun yakacak, para yollanacak.
-ki aitlik ekiyle yapılan bu grup, cümlede zamir veya sıfat görevinde
bulunur: çalışkan öğrencininki,
sizinki, tarihten önceki, üniversite ile çarşı arasında
gidip gelen dolmuşlardaki vb.
Kuvvetlendirme,
çokluk ve devamlılık işlevlerinden birini yerine getirmek üzere
aynı türden iki kelimenin eksiz olarak arka arkaya
getirilmesiyle yapılan kelime grubudur: bir
bir (anlattı), çoluk çocuk, deli dolu, gide gide (bir söğüde
dayandım), sora sora (Bağdat bulunur), yumuk yumuk (eller) vb.
Tekrar
grupları yapılışlarına göre aynen tekrarlar, eş anlamlı
tekrarlar, zıt anlamlı tekrarlar ve ilâveli tekrarlar olmak üzere
dörde ayrılır:
Aynen tekrarlar, aynı
kelimenin arka arkaya iki kez söylenmesiyle yapılır: adım adım, azar azar, dura dura, derin derin, güle güle, göz göz,
gürül gürül, hızlı hızlı, ikişer ikişer, tatlı tatlı,
tıkır tıkır, yavaş yavaş vb.
Eş anlamlı
tekrarlar,
eş anlamlı veya yakın anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla
yapılır: açık saçık, eğri
büğrü, falan filan, ipsiz sapsız, saç sakal, saçma sapan,
toz toprak, yana yakıla vb.
Zıt anlamlı
tekrarlar,
birbirinin zıddı iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle yapılır:
acı tatlı, alt
üst, aşağı yukarı, bata çıka, büyük küçük, canlı cansız,
düşe kalka, içli dışlı, irili ufaklı, iyi kötü vb.
İlâveli tekrarlar, bir
kelimenin başına ilâve ses veya bir hece getirilerek yapılır:
adam madam, ev mev; apaçık, büsbütün, dümdüz, kapkara,
mosmor, yemyeşil vb.
İlâveli
tekrarlarda m, p, r, s seslerinden
yararlanılır: bembeyaz, kıpkırmızı,
tertemiz, koskoca vb.
Tekrar gruplarının arasına herhangi bir noktalama işareti konmayacağı
unutulmamalıdır.
Bazı yer
adları ve ikili üçlü bütün kişi adları birleşik isim
grubunu oluşturur: Çanakkale,
Sarıyer, Şereflikoçhisar, Yenişehir; Ahmet Caferoğlu, Ahmet
Hamdi Tanpınar, Faruk Nafiz Çamlıbel, Faruk Kadri Timurtaş,
Necmettin Hacıeminoğlu, Reşat Nuri Güntekin gibi.
Bir eylemi karşılamak üzere isim veya fiile bir yardımcı
fiilin getirilmesiyle yapılan kelime grubudur. Bunlar yapılışlarına
göre üçe ayrılır:
a) İsme yardımcı
fiil getirilerek yapılan birleşik fiiller: bulun-,
et-, eyle-, kıl-, ol-, yap- yardımcı fiilleri isimle birleşerek
birleşik fiil yaparlar. Bunlardan et-,
eyle-, yap- geçişli (nesne alan) birleşik fiiller yapar:
affet-, alay et-, alt et-, göz et-, hisset-, kabul et-, naklet-,
reddet-, oyun et-, sabret-, şikayet et-, şükret-, telefon et-,
terk et-, zannet-, yok et-; hasta eyle-, sabreyle-, kul eyle-;
namaz kıl-; gürültü yap-, program yap-, spor yap-; adam ol-,
dost ol-, kör ol-, memnun ol-, pişman ol-, sağ ol-; gelmiş
bulun-, yapmış bulun- vb.
b)
Fiile yardımcı fiil getirilerek yapılan birleşik fiiller: Fiile, (kurallı) birleşik fiil yapan bil-,
dur-, gel-, gör-, kal-, koy-, yaz- fiillerinin getirilmesiyle
yapılır. Bu grupta yardımcı fiiller, kendi anlamlarıyla değil,
sadece yardımcı fiil işleviyle çekim unsuru olarak görev üstlenirler.
bil- yeterlik; ver- tezlik; dur-, gel-, gör-,
kal-, koy- sürerlik; yaz-
yaklaşma ifade eder. Bu fiiller, asıl fiillere zarf-fiil eki
getirilerek birleştirilirler: durabil-,
gelebil-, gülebil-, satabil-, yazabil- (yeterlik); alıver-, çekiver-,
soruver-, takıver- (tezlik); bakıp dur-, gidedur-, süregel-,
isteyigör-, bakakal-, oturakoy- (sürerlik); düşeyaz-, öleyaz-
(yaklaşma). Bunlardan -ıp, -ip, -up, -üp’lü zarf-fiil eki sadece dur- fiiliyle birleşik
fiil yapmaktadır.
c) Anlamca kaynaşmış, deyimleşmiş birleşik fiiller: Eksiz veya çekim eki almış
bir isimden sonra yardımcı fiil getirilerek yapılan birleşik
fiillerdir. Bunlar anlam bakımından Türkçedeki deyimlerin bir
kısmını meydana getirir:
baş kaldır-, el aç-, çile çek-, diş bile-, göz ko-, gönül
ver-, kol gez-, nazar değ-; başa gel-, baştan çıkar-, canını
al-, deliye dön-, elden ayaktan düş-, elini eteğini çek-,
kolunu kanadını kır-, yoldan çık- gibi.
Kişi adıyla bir unvan veya akrabalık isminin ek almadan oluşturduğu
gruptur. Unvan veya akrabalık adı kişi adından sonra gelir:
Hüseyin Çavuş, Mehmet Efendi, Oğuz Kağan, Muharrem Bey, Sevim
Hanım; Ayşe nine, Fahriye abla, Kenan amca, Meral teyze, Zeki
dede gibi.
Unvan veya akrabalık ismi başa
getirilirse birleşik isim olur:
Dede Korkut, Genç Osman, Albay Yetkin, Molla Kasım gibi.
Bir ismin,
kendisinden sonra gelen çekim edatıyla oluşturduğu kelime
grubudur. İsim unsuru tek kelime olabileceği gibi isim görevinde
bir kelime grubu da olabilir:
bana göre, bir hafta kalmak üzere, bizim için, çalıp
oynamaktan başka, dönemin sonuna doğru, rektörlükten
bildirildiğine göre, saman altından su yürüten biri gibi,
senin güzel hatırın için, testereyle gibi.
Bir
seslenme edatıyla ismin ek almadan oluşturduğu kelime grubudur:
ay oğul, be kardeşim, ey Türk
gençliği, ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, ey
millet, ey yiğit, yâ Ali vb. Örneklerde görüldüğü gibi
edat önce; isim veya isim görevindeki kelime grubu sonra gelir.
Sıralama
işlevindeki ve, ile, ilâ
(-den......-e kadar) edatlarıyla kurulan kelime grubudur: güzel ve çirkin, Mai ve Siyah, sen ve ben; doğruyla yanlış, Tahir
ile Zühre, teyzesinin kızıyla yeğeni, yerle gök, seksen ilâ
doksan vb.
Birliği ve yapısı en zayıf olan kelime grubu, bağlama
grubudur.
Türkçede
sayılar üç, beş, elli, yüz,
bin, milyon, milyar örneklerindeki gibi tek kelimeyle;
beş yüz, yetmiş bin, on milyar örneklerindeki gibi sıfat
tamlamasıyla ve on sekiz,
yirmi dört, sekiz yüz on dokuz, on beş milyar dört yüz elli
iki milyon yedi yüz otuz iki örneklerindeki gibi sayı
grubuyla karşılanırlar. Demek ki sayı grubu, tek kelimelik sayıların
10’dan sonrakilerinin
ve sıfat tamlaması biçimindeki sayıların ara yerlerindeki sayılardır.
Grubu oluşturan sayılar eksiz olarak arka arkaya sıralanırken
büyük sayı önce, küçük sayı sonra gelir.
Fiilden
türetilen fakat çekime girmeyerek sadece olumsuzu yapılabilen
fiil ismi, sıfat-fiil ve zarf-fiillerle kurulan kelime gruplarıdır:
a)
Fiil ismi grubu:
Fiillerden, mastar eki de denen -ºş;
-ma, -me; -mak, -mek ekleriyle türetilen isimlerin
kendilerinden önce gelen unsurlarla birlikte oluşturdukları
kelime grubudur. Mastar ekleri, fiillerin isimlerini yaparlar. -mak,
-mek’li fiil isimleri hareket isimleri yaptığı için
kullanıma daha elverişlidir: alış veriş yapmak, pazara gitmek, resim yapmak, yemek yemek, canı
istememek, toplantıya katılmak, sinirlerini bozmak, gece gündüz
çalışmak, kolu kırılmak, öğrencileri evlerinden okula götürmek;
Ankara’ya yürüyüş, sıkışık trafikte köprüden geçiş,
on beş yıl görev yaptığı okulundan ayrılış; ileri görüşlü
olma, etkili ve güzel konuşma, günde sekiz saat çalışma
gibi.
b)
Sıfat-fiil grubu:
Sıfat-fiilin,
kendisine bağlı unsurlarla oluşturduğu kelime grubudur. Bu
grupta da sıfat-fiil sonda bulunur. Bu grup genellikle sıfat görevindedir:
annesine hiç çekmeyen (kız), havadan gelen (para), temiz havada
yürüyüş yapan (adam), günlerdir uğraşarak yazdığım
(makale), yıkandıktan sonra ütülenecek (çamaşırlar), modası
geçmiş (lâflar), kör olası (hayvan) gibi.
c) Zarf-fiil grubu: Fiillerden
zarf-fiil ekleriyle türetilen kelimelerin kendilerinden önceki
unsurlarla bir araya gelerek oluşturduğu ve her zaman zarf
olarak kullanılan kelime grubudur:
sabahtan akşama kadar sağda solda konuşup, kaldığını sandığı
dersten geçtiğini öğrenince, sınıfın ortasında birden ağlamaya
başlayınca, bugüne kadar kimseye eyvallah etmeden, bütün günahları
için tövbe ederek, söylene söylene gibi.
Kelime gruplarıyla cümlelerin kısalıp yıpranması ve kalıplaşma
ile ortaya çıkan gruplardır:
baş başa, baş üstüne, eller yukarı (kalksın), günaydın
(olsun), güle güle (gidiniz), o gün bugün, omuz omuza, yan
yana, yüz yüze gibi. Bu grupların herhangi bir kuralı
olmamakla birlikte genellikle iki isim unsurundan oluşur.
|